Dünyadaki en büyük cesurca davranış nedir biliyor musunuz? Bütün olumsuzluklara karşın olumlu düşünmeye inat etmek!

Yeşil Dokunuş ( Mart 2012)

Web sitemde istediğini arayabilirsin

31 Aralık 2011 Cumartesi

2012'ye Girerken


         Her yeni yıl birbirimize, sevdiklerimize, dünyaya olumlu mesajlar göndeririz.  O yeni yıllar, bizim o mesajlarımızdan habersizce yapacağı bütün gaddarlıkları veya iyilikleri yapar gider.
          İşte bu yüzden yeni yıl kutlamanın sadece eğlence tarafında ilgilenmekteyim. Benim gibi yalnız bireyler için bu kutlamaların anlamı olmasa da kutlayanlar olduğunu görmek güzel. 

           Bu kutlamalarharicinde dilekleri kabul eden bir yeni yıl tanrısı varsa, tek istediğim önüme engel çıkmaması olurdu. 2011 ve önceki senelerde sağlık sorunları, iş meseleleri derken eve kapalı, yalnız, işsiz, mücadeleli bir hayat geçirdim. 2011’de bu durumun farklı olacağını düşünüyordum.  Yine bir 31 Aralık günü, farklı şeyler için yılbaşı tanrısına dua ediyordum. Ne yazık ki gelecek olanlar pek farklı olmadı.  Harika bir iş bulmuşken bel fıtığı yüzünden işten çıktım. Tam sekiz ay fıtıkla uğraştım. Grafikerlikte ilerlememeyi beklerken yine önemli bir engel beni her şeyden etti.  Bunlar yetmezmiş gibi sağlık yüzünden mecburen KPSS yi denemek zorunda kaldım ve kursa başladım.
                2012’nin yılbaşı tanrısı olur da sesimi duyuyorsa,  bu yıl için tek dileğim; planladığım şeyleri yapabilmek ve engel çıkmaması. Adeta biri bana kara büyü yapmış gibi. Tek dileğim var, bu büyünün bozulması.  
Bu yıl geçen yıl başladığım romanı bitirmeyi, romandan gelir elde etmesem bile en azından iyi bir işe sahip olmayı hedefliyorum. Kendi işimin olmasını, yazarlığı istemekle birlikte önümdeki dağları nasıl deleceğimi bilmiyorum.  Geçmişte hayat, bana adeta kazık atmak için uğraşmıştı, şimdi geleceğe nasıl umutla bakarım bilmiyorum.
İstediğim başka bir şey de yalnızlıktan kurtulmak. Uzun zamandır ciddi bir ilişkim olmadı. Bana kazık atan hayatın arkadaşını,  bulmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Kalbimin gizeminde, kalbimin onun için sürekli çarptığı gizemli bir yaratık var, ama hayat bana çarptığı için onun karşısına hiçbir zaman tek parça çıkmadığım için onu kalbimdeki tabutlarından birine yerleştirmiş durumdayım.  Keşke bu yıl onu o tabuttan çıkarıp dudaklarını öpebilsem, simsiyah saçlarına dokunabilsem ya da filizlenecek yeni bir aşkla, kalbimde onun tabutunu dahil en ufak kırıntısını olmak üzere her şeyini yakabileceğim biri karşıma çıksa…

          Olamaz! Yine safça, o yeni yıl tanrısından yine bir şeyler dilendim.  Olsun umut fakirin ekmeğidir, ye ye bitmez demek gerek. Kim bilir, belki de olur…  Ekmeği aç karnına da olsa yemek gerek…