Dünyadaki en büyük cesurca davranış nedir biliyor musunuz? Bütün olumsuzluklara karşın olumlu düşünmeye inat etmek!
Yeşildokunuş ( Mart 2012)
Web sitemde istediğini arayabilirsin
benden... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benden... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Mart 2014 Cumartesi
0 Melekten yukarı, hayvandan aşağı!
Etiketler:
benden...,
Bu yazıları okumalı,
Denemelerim,
Edebiyat,
Eleştiri,
Genel,
Makale,
Yeşil Dokunuş Yazdı
1 Eylül 2013 Pazar
0 Hayat rastgele mi yaşanıyor yoksa?
Bugünlerde
zihnimi en çok meşgul eden şey boşluk, hayatın boşluğu ve anlamsızlığı. Bu boşluğu
anlamak, sorgulamak ve bir şeyler
yaratmak için derin düşüncelere dalıp sonsuz zihin paradigmalarında kıvranırken
aniden her şeyi anlamak kolay değil.
Biraz deli, biraz içine kapanık, biraz da suskun olup bir dünya yaratıp sonra
da bu dünyadan bir şeyler umarken ondan bir şeyler isterken karşımıza çıkacak
belki de. Bir de şu var, hayatın bol bol
hayatın kazağını yiyip ondan sonra anlayabileceğimiz bir şey olabilir bu. Nerden
geldiyse aklıma bu sözler, çok dolambaçlı şekilde giriş yaptım yazıma. Hayat hayattı her zamanki gibi oysa.29 Temmuz 2013 Pazartesi
0 Hayatımın ve dünyanın boşluğu
Sesler
ve rüzgâr, oturduğum sandalyede bir şeyler hatırlatmak için uğraşıyor bana.
Hatırladığım bu şey, bir esinti. Esintiden öte bir boşluk. Yaşadığım bu boşluk,
seneler önce askerde yine bir sandalyede hissettiğim garip ve gizemli anlardan
bir tanesi sanki. Hissetmek istediğim, duymak istediğim, anlamak istediğim veya
anlatmak istediğim bir histen öte bir şey. Tenimi hafif bir rüzgar okşarken
sağdan soldan esen tertemiz rüzgarın ince dokunuşları tenimdeki tüyleri okşarken
yüreğimin hatırlattığı şey, o garip şey buraya gelirken yakındığım o içimden
gelen sessiz çığlık sanki.
Etiketler:
benden...,
Bu yazıları okumalı,
Denemelerim,
Edebiyat,
Farkındalık,
Genel,
Yeşil Dokunuş Yazdı
0 Yeniden yazıyorum...
29 Ocak 2012 Pazar
31 Aralık 2011 Cumartesi
2012'ye Girerken
Her yeni yıl birbirimize, sevdiklerimize,
dünyaya olumlu mesajlar göndeririz. O
yeni yıllar, bizim o mesajlarımızdan habersizce yapacağı bütün gaddarlıkları
veya iyilikleri yapar gider.
İşte bu yüzden yeni yıl kutlamanın sadece eğlence tarafında ilgilenmekteyim. Benim gibi yalnız bireyler için bu kutlamaların anlamı olmasa da kutlayanlar olduğunu görmek güzel.
İşte bu yüzden yeni yıl kutlamanın sadece eğlence tarafında ilgilenmekteyim. Benim gibi yalnız bireyler için bu kutlamaların anlamı olmasa da kutlayanlar olduğunu görmek güzel.
18 Kasım 2011 Cuma
Yeni romana başlarken,
Konu başlığına bakıp da daha önce kitaplarım olduğunu sanmayın. Yıllardır kafaya koyduğum şeyi bir kaç hafta önce uygulamaya soktum. İlk romanımı yazmaya koyuldum.
Şuandaki ruh halimi yansıtan, aynı zamanda tema olarak dini sorgulayan, aşkı irdeleyen romanıma geçen hafta strartı verdim. Kitap bittikten sonra ilk işim her sanatçıda olduğu gibi takma ad almak olacak. Kim bilir kapağa kendimi adımı değil, anılmak istediğim adı koyarım.
Hadi hayırlısı...
romanımdan ufak bir bölüm...
"Üstünde oturduğum bankta yansımalar değil sesler önemliydi. Dalgaların değil, onların sesleri olmalıydı. Tanrımın yarattığı henüz keşfetmediğimiz alemin o sınırsız coşkusu karaya vuruyor olmalıydı. En son denizi seyretmeye geldiğimde bu kadar rahat ve sıradan değildim. Ailem tam da orta yerinden parçalanmıştı, babam evi terk ettiğinde annemin sıkıntılı haline dayanamamış kendimi kordon boyuna atmıştım. Nasıl da yağıyordu, nasıl da yağıyordu o yağmur. Damlayan gök yüzünden düşen her damlacık içimdeki karanlığa adeta birer çivi batırıyordu."
Şuandaki ruh halimi yansıtan, aynı zamanda tema olarak dini sorgulayan, aşkı irdeleyen romanıma geçen hafta strartı verdim. Kitap bittikten sonra ilk işim her sanatçıda olduğu gibi takma ad almak olacak. Kim bilir kapağa kendimi adımı değil, anılmak istediğim adı koyarım.
Hadi hayırlısı...
romanımdan ufak bir bölüm...
"Üstünde oturduğum bankta yansımalar değil sesler önemliydi. Dalgaların değil, onların sesleri olmalıydı. Tanrımın yarattığı henüz keşfetmediğimiz alemin o sınırsız coşkusu karaya vuruyor olmalıydı. En son denizi seyretmeye geldiğimde bu kadar rahat ve sıradan değildim. Ailem tam da orta yerinden parçalanmıştı, babam evi terk ettiğinde annemin sıkıntılı haline dayanamamış kendimi kordon boyuna atmıştım. Nasıl da yağıyordu, nasıl da yağıyordu o yağmur. Damlayan gök yüzünden düşen her damlacık içimdeki karanlığa adeta birer çivi batırıyordu."
6 Eylül 2011 Salı
Dertten Anlamak
Uzun zamandır dünyadayım; ama zaman belirtmek istemiyorum. Bulunduğum zaman zarfında gri ve siyah olmak üzere hayatın bütün tonlarda yaşadım. Yaşamımda mücadele, sıkıntı, engel eksik olmadı. Ulaştığım bu yaşta, geçmişimden sadece mutlu anılar olarak yaşadığım tuhaf olaylar ve platonik aşklar kaldı.
21 Ağustos 2011 Pazar
0 Blog Sayfama Başlarken
Yazı yazma sevdam ilk önce kitaplarla başladı. Okumadan yazmak olmazdı tabi. Biraz geç oldu belki de. Yazmaya daha önce başlamalıydım. Anlatmalıydım her şeyi. Blogumda kendimi, hayatı, edebiyatı, siyaseti dilim döndüğünce kendime has taraflarıyla yonttum…
Ha aklınıza gelirse neden yeşil dokunuş diye. Kendi adım olmazdı öncelikle. Saklanmak yada gizlenmek istediğimden değil, eğer yazacaksam ben de kılık kıyafet kuşanmalıydım. Ben yeşili kuşandım. Yeşil hayat demekti, var oluş demekti. İnsanlık gözlerini ilk açtığında yeşili görmedi mi? İşte ben de yazılarımla ufak da olsa hayatlar veririm diye bu rumuz benim için harikaydı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




