Dünyadaki en büyük cesurca davranış nedir biliyor musunuz? Bütün olumsuzluklara karşın olumlu düşünmeye inat etmek!

Yeşil Dokunuş ( Mart 2012)

Web sitemde istediğini arayabilirsin

20 Haziran 2012 Çarşamba

0 PKK'nın Bitirilmesiyle Demokratik Anayasa Kazığı Yiyebiliriz


                Terör konusunda son zamanlarda ilginç şeyler yaşanmakta kimilerine göre terör bitmek üzere, kimilerine göreyse umutsuz bir vaka.

                Gelişmeleri izlediğimizde son bir yılda terör konusunda takılan tavırda önemli değişmeler olduğunu görmekteyiz. AKP’nin iktidara geldiğinden beri belki ilk kez bu kadar net bir tavır takındığını görüyoruz. İktidarın PKK konusunda son dokuz yılda ne yaptığını bilmeyenler, son bir yıldaki kararlı tutumunu görüp eminim, son zamanlardaki bu tutumu takdir edeceklerdir; ancak son dokuz yılda yapılanlarla son bir yılda olanlar arasında neredeyse dağlar kadar fark var.  

AKP iktidara geldiğinden beri doğu illerimizde sanki bir terör örgütü faaliyet göstermiyormuş gibi davranılmaya başlandı. Bu vurdumduymazlık, 2000’li yıllarda bitme noktasına gelen terörü adeta tekrar güçlendirdi. Açılım adı altında yapılan yanlışlar ve bunlardan önemlisi BDP’nin mecliste sağlamlaştırılması sonucu zihinlerimizde ne olduğu belli olan “…..”  bir iktidar imaj oluştu. Bu olumsuz imajdan önemlisi, teröre bu kadar gevşek davranılması yüzünden iş işten çok geçmiş, bitti denilen terör yeniden hortlamıştı. AKP’nin meclise soktuğu ve çıkardığı parti kapatmayı zorlaştırıcı yasalarla BDP’nin parti merkezleri, adeta askeri alma daireleri gibi PKK’ya gerilla yetiştiriyordu. Yıl 2011 olduğunda terör konusunda takılan gevşek durum değişim göstermeye başladı. KCK davasıyla önemli isimler yakalanmaya,  üst üste önemli operasyonlar düzenlemeye başlandı. İşin daha ilginci dokuz yılda dokunulmayan hiç üstüne gidilmeyen PKK’ya art arda önemli darbeler vuruluyor, PKK’nın önemli isimleri bir bir yakalanmaya başlanıyordu, gün geçtikçe PKK adeta köşeye sıkıştırılıyordu. 2012 yılına girildiğinde gelişmeler daha ilginç bir hal aldı. Barzani ve Telabani gibi isimler demokrasiden bahsedip PKK’yı dağdan indirmekten bahsediyordu. İşin daha garibi aynı kelimeler Türkiye’de de kullanıyordu. Bunlardan öte daha garip olan bir gelişmeyse PKK ile yaşanan bütün bu gelişmelerin 2011’de yeni anayasanın hazırlanacağına dair edilen sözlere denk gelmesiydi. PKK’nın üzerine gidilmesiyle yani anayasa çalışmaları birbirine denk düşüyordu. Yeni anayasayla ilgili yapılan çalışmalar arttıkça bir taraftan PKK’nın bitirilmesi meselesi hız kazanmaya başlandı. Bütün bu gelişmeler olurken son olarak CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun PKK’nın bitirilmesi için yakın zamanda iktidarla bir araya gelip mutabakat yapması olayı daha ilginç bir hale sürüklüyordu.


PKK ve yeni anayasa arasında bağlantı var mı diye soramadan duramıyor insan, yeni anayasada ne var ki sanki PKK’nın bitirilmesiyle bir bağlantısı var diye düşünmeden edemiyor. Bu soruları sormak her aklı başında insanın yapacağı türden bir şey, çünkü PKK’nın meclisteki uzantısı olan BDP’yi  çıkardığı yasalarla mecliste sağlamlaştıran bu parti,  bir bakıyorsunuz 2012 yılına geldiğinde sanki çıkardığı yasalarla terörün meclis girmesini sağladığını unutmuşçasına BDP’ye yüklenmekte ve milliyetçi bir tavırla PKK’yı bitireceğini söylemekte,  bütün bu olanlar “bu ne biçim iş yahu?” dedirtiyor sizlere. Son gelişmeleri ve AKP’nin dokuz yıllık terör macerasını düşününce insanın aklına ister istemez şu sorular geliyor; bütün bu olanların arkasında ne var? Neden mecliste PKK’nın uzantısı var? Neden dokuz yıl beklendi de şimdi harekete geçiliyor? Bu soruları sorunca ister istemez sosyal medyada AKP hakkında yazılanların doğru olduğunu düşünmeye başlıyor insan. Sosyal medyada içeriği açıklanmayan bu anayasayla ilgili olarak, yeni anayasanın eyalet sistemini getireceğini ve başkanlık sistemine geçileceğini söylüyor, yazılanlar çizilenler arasında PKK’ya özerlik verme meselesi de var! Nitekim, AKP tarafından yeni anayasada başkanlık sisteminin mutlaka olacağı konusunda yapılan açıklamalar gelince söylentilerin boş olmadığı açıkça belli oluyor. İşte o zaman yapbozun parçaları birer birer oturmaya başlıyor. Tam dokuz yıldır teröre her türlü tavizi veren ve onu tekrar hortlatan AKP’nin neden 2011’e gelindiğinde bu kadar terör konusunda neden bu kadar milliyetçi kesildiği oldukça belli oluyor.  Öyle gözüküyor ki anlatılanlar doğruysa yeni anayasa Türkiye’nin sonu olacak gibi gözüküyor. Banu Avar gibi usta gazetecilerin anlattığı doğruysa normal şartlarda  bu tip bir anayasayı aklı başında hiçbir Türk vatandaşı kabul etmez, etmemesi gerekir zaten. İsterse iktidarı sonuna kadar desteklesin isterse başka bir partiyi desteklesin.  İşte bu yüzden tam da bu yüzden böyle demokratik bir zokayı yutturmak için olağanüstü şeyler lazımdır, amaçlarını gerçekleştirmek isteyen emperyalistler için. O olağanüstü şeyde aklınızı biraz çalıştırırsanız PKK terörünün bitmesi olacağını görürsünüz. Eğer PKK terörü bitirse ne olur bir düşünün, gözümde canlanıyor adeta bütün olacaklar; her yerde bayram havası eser, Türk bayrakları her evin camını süsler, iktidara övgüler yağar, Erdoğan ve takımı kahraman olur, milli bayram bile ilan edilebilir… İşte bu nokta aslında tam bu noktada kandırılacağımız an bu olabilir. Eğer PKK terörü biterse ve bu bayram havası eserse bu sevinçli ortamda insanlara istediğinizi yaptırabilirsiniz. Çünkü terör bitmiştir, Türkiye’nin güveni tamdır artık size. Muhalefet denen bir şeyde kalmaz, muhalefet bu havayla yerle bir olur çünkü. (Muhalefet, şuan bile anayasa konusunda iktidarın arkasındadır) Tam 30 yıldır süre gelen kanlı terörü AKP iktidarı bitirmiştir. İşte tam da bu havada bu ülkeye parçalayacak olan yeni anayasayı rahatlıkla kabul ettirirsiniz. Bu sizin için bulunmaz bir fırsattır. İktidar konusunda yazılanlar çizilenler doğruysa ve şüphelerimiz konusunda haklıysak böyle bir plan onlar için bulunmaz bir fırsattır. İşte bu yüzden iki ya da üç ay içinde PKK terörü biterse hiç şaşırmayın, çünkü hazırda bekleyen bir anayasamız var(!)

Tabii ki bu düşündüklerim senaryodan ibaret ama  gerçekleşebilecek bir senaryo bu, tam olarak zamanını bilemediğim; ancak AKP hakkında bugüne kadar ne  yazıldıysa ne çizildiyse çıkması yüzünden gerçekleşebileceğini düşündüğüm bir senaryo halini aldı bugünlerde. Böyle düşünmem için birçok sebep var. Örneğin; bundan tam iki yıl önce Banu Avar, bir yazısında Tayyip Erdoğan’ın başkanlık sistemini istediğini ve eyalet sistemini getireceğini söylemişti. Dedikleri aynen çıktı. Sayın Başbakan, Banu Avar’ın dediklerini tasdik edercesine başkanlık sistemini gündemine aldı ve medyada konuşulmaya başlandı. Banu Avar’ın söylediği her şey çıkıyor neredeyse. İşin daha vahimi Banu Avar’ın dile getirdiği gibi yeni anayasa konusunda dört partinin de anlaşmış olduğu gerçeği. Sözde milliyetçi ve Atatürkçü geçinen partilerimizin yeni anayasa konusunda bu kadar istekli olmaları oldukça düşündürücü. Bu milliyetçi ve Atatürkçü partilerin gözlerimizin içine baka baka kırk bin kişinin katiline ev hapsini dillendirmeleri oldukça düşündürücü.  Öyle görülüyor ki işin siyasi kanadı çoktan bitmiş kazık atılma sırası millete gelmiş.

Buraya kadar yazdıklarımla kimseyi özellikle de iktidarı bazı şeylerle suçlamak istemiyorum. Ben sadece şüphelerimi dile getiriyorum. Türk vatandaşı olarak başımızda yaptıkları şüpheli olan bir iktidar ve ona destek olan muhalefet varken,  AKP’li olmayı, CHP’li MHP’li olmayı bir yana bırakıp her şeye hazırlıklı olup önce vatan demeliyiz, bence. Eğer olurda yakın zamanda PKK biterse ve önümüze yeni anayasayı sunularsa çok temkinli olmalıyız. Türk milleti olarak geri dönüşü olmayan adımlar atıyor olabiliriz. Yıllarca sürecek iç savaşın temelleri atılıyor olabilir, yaşanan bu son gelişmelerle ve PKK’nın bitirilmesiyle bize, bizi bölecek parçalayacak bir anayasa zokası yutturabilirler. Bu ihtimal ufakta oldukça kuvvetli olarak gözüküyor.

                Umarım ki ben yanılmış olurum…







                                                                                               Yeşil Dokunuş - 20 Haziran 2012 Çarşamba







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder