Dünyadaki en büyük cesurca davranış nedir biliyor musunuz? Bütün olumsuzluklara karşın olumlu düşünmeye inat etmek!

Yeşildokunuş ( Mart 2012)

Web sitemde istediğini arayabilirsin

Denemelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Denemelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2015 Salı

1 Dünya barışını bize sorun!





                 Bugün dünya barış günü. İnsanlık son 300 yılda sadece 26 gün savaşmadan durabilmiş. Büyük savaşlar olmadan sadece 26 gün yerinde durabilmişiz. Son 300 yıldan öncesi de çok farklı değildi belki de. İnsanlık tarihi hep savaşları yazmış hiç barışı düşünmemiş bile, peki insanlık neden savaşıyor, savaşları neden engelleriz diye hiç sorduk mu?

5 Haziran 2015 Cuma

0 Sandık Sonucu Neyin Kanıtı Olabilir?





                Seçimler yaklaşırken sağda solda ilginç tartışmalara tanık oluyorum. Bir partili diğer partiliye diyor ki “ Bak partin şunları şunları yaptı. Yolsuzluk yaptı, böyle yaptı.” Diğeri de diyor ki “Bak sandıkta göreceksin biz kazanacağız.” Bu tip konuşmalardan başka sık geldiğim başka konuşma tipi de herhangi bir konuda farklı bir şey söylediğinde karşı tarafın vatan haini ilan edilmesi oluyor. Örneğin her iki tarafta Atatürkçü olmasına karşın doğruyu söyleyen farklı düşünen insan taraf genelde bir anda “AKPli veya vatan haini” olup karşımıza çıkıyor. Bu tip sözler için uzun uzun düşünmemiz gerekiyor belki de. Bence bu tip tartışmalar toplumca nasıl delirdiğimizin kanıtı olabilir.
            

3 Haziran 2015 Çarşamba

0 Odundan vekil olur mu?




         
         Adnan Menderes. Çoğunuz onu demokrasi şehidi veya ülkeyi kalkındıran adam olarak tanıyor. Gerçekte zalim bir diktatör olan bu adam, idam edildiğinden beri bu adam allandı pullandı ve demokrasi meleği ilan edildi. Tam elli yıldır zihinler asılma edebiyatıyla yıkandı ve yapılanlar unutturuldu.

8 Mart 2014 Cumartesi

0 Melekten yukarı, hayvandan aşağı!


            
    Biz neyiz gerçekten? Birbirimizi üç beş kuruşluk çıkarlar için öldürüyoruz. Yakıyoruz, yıkıyoruz.  Yakıp yıkmalarımız sadece şehirleri değil dünyayı, hatta evreni etkiliyor. En masum canlıları köleleştiriyoruz, hatta o canlıları gözümüzü kırpmadan katlediyoruz. Kirletiyoruz. Dünyayı kirletmeyi ve yok etmeyi başaran belki de tek canlıyız. Canlı derken aklıma bir aslan geliyor. Bir aslan sadece yemek için öldürürken biz eğlence için, namus için, din için hatta sebepsiz şeyler için bile öldürebiliyoruz. Bir aslan ki dünyayı kirletmek sadece yapabileceği tek şey dışkılamakken o bile doğaya faydalı olurken bizim sanayi dışkılarımız bir başka canlıyı yok ediyor. Kendimiz, düşüncelerimiz, dünyayı yok etmeye programlı sanki. Biz neyiz gerçekten? Yaptıklarımızın toplamı dünyadaki hangi türün varlığından daha değerli? Biz neyiz? Hayvandan aşağı mı melekten yukarı mı?
              

1 Eylül 2013 Pazar

0 Hayat rastgele mi yaşanıyor yoksa?



      Bugünlerde zihnimi en çok meşgul eden şey boşluk, hayatın boşluğu ve anlamsızlığı. Bu boşluğu anlamak, sorgulamak  ve bir şeyler yaratmak için derin düşüncelere dalıp sonsuz zihin paradigmalarında kıvranırken aniden her şeyi anlamak  kolay değil. Biraz deli, biraz içine kapanık, biraz da suskun olup bir dünya yaratıp sonra da bu dünyadan bir şeyler umarken ondan bir şeyler isterken karşımıza çıkacak belki de.  Bir de şu var, hayatın bol bol hayatın kazağını yiyip ondan sonra anlayabileceğimiz bir şey olabilir bu. Nerden geldiyse aklıma bu sözler, çok dolambaçlı şekilde giriş yaptım yazıma.  Hayat hayattı her zamanki gibi oysa.

29 Temmuz 2013 Pazartesi

0 Hayatımın ve dünyanın boşluğu

                Sesler ve rüzgâr, oturduğum sandalyede bir şeyler hatırlatmak için uğraşıyor bana. Hatırladığım bu şey, bir esinti. Esintiden öte bir boşluk. Yaşadığım bu boşluk, seneler önce askerde yine bir sandalyede hissettiğim garip ve gizemli anlardan bir tanesi sanki. Hissetmek istediğim, duymak istediğim, anlamak istediğim veya anlatmak istediğim bir histen öte bir şey. Tenimi hafif bir rüzgar okşarken sağdan soldan esen tertemiz rüzgarın ince dokunuşları tenimdeki tüyleri okşarken yüreğimin hatırlattığı şey, o garip şey buraya gelirken yakındığım o içimden gelen sessiz çığlık sanki.